 |
| Düşünen Adam, Auguste Rodin (1906) |
Memelerin, memelerin düştü aklıma yazamadım.
Erkekler hep böyle işte! Akıllarına meme düşmeye görsün. Birden dünyaları değişir. Hormonları telaş içinde koşuşmaya başlar. Nerede dolgun, kendinden emin ikişer meme görseler -ya da karşıdan değil de birazcık yandan birer meme- dünyaları değişir; öylece kalırlar oldukları yerde ki hormonları rahatça koşabilsinler…
Evet öyle, benim için öyle mi peki ya? Pek öyle denemez. Ben biraz değişik bir adamım ya da ben de diğer adamlar gibiyim ama bazı şeyleri neden sevdiğimi onlar gibi düşünmemek yerine fazla fazla ciddiye alarak -ki ben hayattaki her şeyi hem çok ciddiye alır hem de hiç ciddiye almam- düşünür, düşünür, düşünürüm.
Sen şimdi kızarsın bana bilirim. Cinsiyetçisin dersin. Ayırıyorsun dersin. Kadınları ikincil varlıklar olarak konumlandırıyorsun dersin. Bilirim bunların hepsini söyler sonra da benim gibiler yüzünden kadınların erkeklerden ne kadar nefret etse az olduğunu söyler de bir güzel paralarsın beni. Parala, kız, ayrımcı belle beni, hatta cinslerden birini diğerinden aşağı görüyorsun de bana. Ama lütfen önce oku yazıyı ondan sonra ne diyeceksen de! Fakat dedim ya, ben elimde olmadan -inan elimde olmadan- bazen gerekli bazen gereksiz şeyleri düşünür de düşünürüm. Huyum kurusun, canım çıksın. Ya da hangisini istiyorsan o başıma gelsin!
Ancak bu sefer düşündüğüm şey bence önemli. Bütün erkekler, hatta ne denli özel birer varlık olduklarını düşünmeyen kadınlar da düşünsün. Yapıverin bir sefer yahu! Korkmayın, düşünmek o kadar zor değil. Tek sorun düşünmenin ağırlığını kaldırabilmekte. Gerçi çoğu zaman sonu hüzün olur düşünmenin. O yüzden çok gülerim mesela, sürekli de etrafımdakileri güldürmeye çalışırım… Böylece düşünmenin ağırlığı bir sonraki düşünceye kadar uçar da gider; içimde bir çocuk ağlar ama dışımda bir adam güler de güler. Hey Allahım, sen ne büyüksün, düşünelim diye vermişsin bu aklı, daldan dala atlayalım ama sonra konuya tekrar dönelim diye… Konu demişken, memeler diyorum yahu, şu dediğimi kulağınıza küpe diye asıverin:
Meme önemlidir arkadaşlar!
Evet öyle! İçindeki feminist canlandı değil mi ya da sen öteki -ama ötekileştirmek anlamındaki öteki değil, bildiğin diğer cinse sesleniyorum- hormonların birden deveran etti değil mi, aklına hevesli ve sevecen memeler gelince?
Hayır, yani evet meme önemlidir ama cinsel bir obje olarak değil. Kaldı ki bir meme -ya da genelde ikiz olduklarını düşünürsek iki meme- cinsel olarak hoş nesneler -kişiye göre de özne- olsalar da ve evet güzel memeleri seviyor olsam da, aslında onların anlamı benim için çok, çok ötededir. Daha yukarıda, daha önem verilecek bir konumdadır, ki bütün kadınlar önemlidir -kötü kalpli olanları hâriç. Kadınların birçoğu bilmese hatta umursamasa da, kadın olmak başka bir şeydir. Erkek olmaktan mutsuz muyum? Hayır. Düşündüğüm zamanlar oldu, daha doğrusu anlar oldu. An işte! Bildiğin kısa zaman dilimi. Neden mi? Çünkü kadın olmak zordur, ağır bir yüktür, toprak olmaktır, içinde büyütmektir bir cenini, doğurmaktır, yetiştirmek, kısa bir kelime ama bütün öğretilerin bir araya gelseler de bir türlü anlatamayacakları “Anne” olmaktır kadın olmak! İçinde bir yaratıcı güçle bilerek ya da bilmeyerek dolaşmaktır. Bahsettiğim güç sanatın yaratıcı gücü değil tabi. O hususta kızmayın ama erkeklerin eline hiçbir kadın su dökemez! Çünkü siz o erkekleri ve diğer kadınları yaratırken, erkekler sadece yaratılmış olan ve Türkçe’de adına KADIN denilen varlığa ithafen üretir de üretirler sanat eserlerini…
Bir konuyu anlatırken başka bir konuya ya da konunun yan yollarına girmekte üstüme yoktur. Ne diyordum ben? Memeler diyordum; önemlidir. Evet öyledir. Düşünün bir kere ey erkekler -tek amacı onları cinsel malzeme olarak görenler!- ey kendini bilmez kadınlar -ki yok mu etrafınızda memelerini cinsel birer nesne olarak kullanmaktan geri durmayan kadınlar!- memeler önemlidir. Çünkü onlar birer hayat yapıcıdır. Aylarca içinde büyüyen, büyüdükçe insan olan, insan olunca doğan ufak tefek varlıklar için can suyu üreten fabrikalardır. Rahim üzerine de onlarca şey söylemeli ama başka zaman. Şimdi, şu an onun yakın arkadaşı olan ve adına meme dediğimiz kutsal varlıklardan bahsetmek istiyorum. Evet, onlar birer hayat yapıcıdır. Düşünsenize, size daha saf, temiz ve besleyici olan Anne Sütünü başka hangi makina ya da hangi varlık verebilir? Bebeksiniz ve anneniz hazır mamalardan size bir seçki sunmak yerine -sağlık problemleri nedeniyle bebeğine kendi sütünü veremeyen anneleri kast etmiyorum haliyle- kendi öz suyunu veriyor memesiyle… Nasıl şanslı bir varlık olduğunuzu, bilinç üstünde anlayamasanız da, iç sesiniz bilmediğiniz bir dilde size sürekli fısıldar: Yeryüzündeki en şanslı varlık sensin! Annen seni içinde büyüttü, tedirgin olsada getirdi şaşkınca kendi ve kendini yıldız sanan güneşin etrafında dönen bu mavi gezegene ve şimdi seni koruyucu kolları arasında sımsıkı sararken sana can suyunu veriyor. Daha ne istersin be çocuk! Birkaç yıl sürecek olan bu keyfin ve güvenin tadını çıkar… Ama üzülme yıllar çabuk geçiyor ve ben büyüyorum diye. Çünkü kadın dediğin varlık duruma göre isim değiştirse de -anne, kız kardeş, sevgili, teyze, hala neyse işte onların hepsi- yine memeli varlıklardır ve ne vakit güven duymak istersen başını teyzenin, eşinin ya da yoldan geçen ama yapacağın hareketi yadsımayacak herhangi bir kadının göğsüne -yani aslında memesine- yaslayabilirsin. Çünkü kadınlar dedim ya, -rahimlerini saymazsak- belki de sırf memeleri yüzünden kutsal varlıklardır ve onlar mutlaka erkekleri korumak için bu dünyaya gönderilmiş -evet yine kötü kadınları dışarıda bırakıyorum- meleklerdir.
Söyle bakalım hâlâ paralamak istiyor musun beni? Ya da söyle Allahaşkına sence ben kadınları kutsal varlıklar olarak mı görüyorum yoksa cinsiyetçi aptalın teki miyim? Yo yo sen şimdi bu sefer de benim çocukluğuma gitmek, oralarda bunları düşünmeme ve saçmalamama neden olan ne var acaba diye sorular sormak istersin. Öyle ya, memeler üzerine bu kadar çok şey yazıp aslında can suyudur o, anne olmanın özetidir, içinden ve içten geleni sunmaktır demekten öteye gidemeyen bir yazıya tabi ki kulp takman gerekir…
Ne demiştim yazının başında yahu? Baksanıza karışık bir şey oldu bu yazı. Evet, memelerin düştü aklıma yazamadım.